9 Kasım 2009 Pazartesi

Öfke

Neden bilmem bir türlü ısınamadım ona. Kabahati hep kendimde buldum. Çok yaptığı işte muaffakat olan takımı oradan buraya sürükleyen bir zaman Galatasaray’ı şampiyon yapan bu zata nedense ısınamadım. Bana hep haşin, onu bunu paylayan, gazetecileri kovan oturduğu mevkide çok büyük para alabilen birisi kendisi. Bir deyimle nedense bana negatif enerjisi geldi. Bir türlü benim fazla ilgimi çekmedi. Hattaki onun başında bulunduğu takımların ayıp ama yenilmesini istedim. Garez oldum ona.

Neden mi biliyorsunuz. Haşin davranışlar, kendisini hazmedemeyen kabına sığamayan etrafa haşin davranan kişiliği beni daima ondan uzaklaştırdı. 12 Eylül 2008 Radikal’in baş sayfasının ortasında resmi gördükçe ne kadar haklıymışım dedim. Saha bizim saha, ülke bizim ülke. Kendisini milli takım antrenörü. Bir öfke bir öfke. Bakın ne diyor gazete. Fatih Terim, Belçika karşılaşmasında rakip teknik direktörün tahriklerine kapıldı ve eski öfkeli görüntülerine geri döndü.

Demek ki haklıymışım. Kendisini sevmemekten kendisiyle barışmamaktan. Ve çok utandım. Belçikalı gazeteci Vermeiren “Vanderycken provokatif, Terim duygusal. Kim haklı bilmem ama görüntüler çok kötüydü diyor. Gene Radikalın 18. sayfasında Belçikalı yedek sporların bulunduğu misafirimiz. Misafire böyle davranılır mı? Kendisinin yapıcı olması gerekmez mi? terim’in öne çıkan vukuatları o kadar çok ki.

1982–1983 sezonunda Adana Demir Spor Tekin’in gollerinde Galatasaray karşısında öne geçer. Konuk ekibin Fatih Terim şampiyonluk maçına havlu atmanın siniriyle Erol Togay’a kafa atarak rakibini hastanelik etmesi, UEAF Kupası yarı final maçında kırmızı kart gören Emre Belözoğlu’nu saha dışına itmesi, Fiorentina’yı çalıştırdığı dönemde takımının UEFA Türk hakem Orhan Erdemir’le saha içinde tartışması, Milan’ı çalıştırdığı dönemde takımın UEFA Kupasında CSKA Sofya’yla eşleştiği seride, Bulgaristan da oynanan maçta rakip oyuncuyu taç çizgisinin yanında itmesi, 2006 Dünya Kupasından sonra yenilene Türk Takımı (2-0) eleştiren Hikmet Karamanı uyarması, 2008 serüveninde düzenlediği basın toplantısında medyaya öfkesini kusması, 9 Eylül’de Skytürk’te kendisini eleştiren spor yazarı Osman Tamburacı’yı arayıp küfür etmesi, son olarak Belçika maçında teknik direktör Vandereycken’in tahriklerine kapılıp hoş olmayan görüntülere imza atması.

Bu antrönör takımın başından almak en büyük görevdir. Sayın ilgililer alında Türkiye’nin prestiji kurtulsun.

Engin BAYDAR

http://www.enginbaydar.org

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder